Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zalimlerin karşısında olacağız

20 Haziran 2019 Perşembe 01:24
cumhurbaskani-erdogan-zalimlerin-karsisinda-olacagiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sancaktepe'de toplu açılış töreninde konuşma yaptı. Erdoğan, "Mursi mahkeme salonunda 20 dakika yerde maalesef çırpındı. Yetkililer Mursi'ye müdahale etmiyordu. Ben de diyorum ki Mursi eceliyle değil öldürülmüştür. Naaşını köyüne defnetmediler. Önümüzde G-20 var. Gündeme getireceğimiz konulardan biri bu olacak. Bizler hakkın ve haklının yanında olacağız. Zalimlerin karşısında olacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep  Tayyip Erdoğan, "CHP çöptür, çukurdur, çamurdur. Şunu bilin ki şimdi gelenler de  farklı olmayacaktır." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancaktepe Belediye Binası önünde düzenlenen  toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Sancaktepelilerle en son 5 Mart'ta bir  araya geldiğini hatırlatarak, ilçenin 31 Mart seçimlerinde de yüzde 50'lik oy  oranıyla, ilçe belediye başkanlığı görevine Şeyma Döğücü'yü layık görerek,  kendilerini yalnız bırakmadığını gösterdiğini söyledi.

Parti teşkilatında yetişen, İstanbul ve ilçeye hizmet şevkiyle bu  göreve getirilen, daha önce de belediyede başkan yardımcılığı görevini üstlenen  Döğücü ile ilçede yeni bir sürece başladıklarını anlatan Erdoğan, bugüne kadar ki  en yüksek oy oranı ile Döğücü'nün belediye başkanlığına layık görüldüğünü  belirtti.

Erdoğan, Sancaktepe'yi hayallerine ve hedeflerine uygun bir seviyeye  çıkarmak için gece gündüz çalışacaklarını dile getirerek, sözlerine şöyle devam  etti:

"Bugün burada açılışını gerçekleştireceğimiz toplam tutarı, eski rakam  ile 276 trilyon lirayı bulan 28 kalem yatırım ve hizmetlerin ilçemize, şehrimize  hayırlı olmasını diliyorum. Açılışını yapacağımız eserler arasında bir kongre  merkezi, çok sayıda okul, mahallelerimizde yapılan konak, bilgi evi, spor sahası,  cami, çocuk bahçeleri, buna benzer hizmet birimleri var. Fatih Mesire Alanı, kız  yurdu, sağlık ocağı, trafik eğitim alanı, engelli rehabilitasyon merkezi de bugün  açılışını yapacağımız eserler arasında bulunuyor.

Ayrıca 8 kilometrelik dere ıslahı, 7,5 kilometrelik yan yol  düzenlemesi ile 64 kilometreyi bulan atık su hatları, kurban kesim alanı, pek çok belediye hizmet birimi de açılışını yapacağımız eserler arasında yer alıyor. Tüm  bu hizmetleri, ilçemize kazandıran kurumlarımızı, büyükşehir belediyemizi, ilçe  belediyemizi tebrik ediyorum."

"ADAM SANKİ İSTANBUL'DA YAŞAMIYORMUŞ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancaktepe'nin 20 yıl önceki durumuna  değinerek, şunları kaydetti:

"Gençler bunu bilse, inanıyorum ki oy verirken daha farklı oyunu  verecek. Ama 20 yıl öncesine gittiğimiz zaman bir gerçek var. 20 yıl öncesinde böyle bir Sancaktepe var mıydı? Altyapısıyla, üstyapısıyla, okullarıyla,  hastaneleriyle, mesire yerleriyle acaba böyle bir Sancaktepe var mıydı? Doğal  gazıyla, suyuyla acaba böyle bir Sancaktepe var mıydı? Burada da çöp dağları yok  muydu? Ama hamdolsun biz iktidar olduk Sancaktepe farklı bir ilçe oldu. Bu hale  getirdik. Sancaktepe adeta küllerinden doğdu.

Birileri çıkmış kendine göre atıyor, tutuyor. Diyor ki '25 senede ne  yaptınız?' Bunu diyen Binali Yıldırım kardeşimin karşısındaki aday. Adam sanki  İstanbul'da yaşamıyormuş. İstanbul'un neresinde ne olmuş, haberi yok. 2014'ten  sonra öğrendi. Daha onlar bu işte çok çok acemi. AK Parti kurulduğu günden beri  projeyle, yatırımla, hizmetle milletimizin gündemine gelmiş, gönlüne girmiş bir  partidir. Bizim lügatimizde yapamayacağını söylemenin özellikle de boş konuşmanın  hele hele yalan ve iftiranın asla yeri yoktur, olmayacaktır. Sizlerin huzuruna  çıktığımızda önce eserlerimizi, icraatlarımızı anlattık sonra da projelerimizi,  hazırlıklarımızı, yapacaklarımızı ifade ederek destek istedik. Çünkü bu ülkenin  ve milletin boş lafa, mugalataya, kendini olmadığı biri gibi göstermeye,  takiyeye, halka karşı başka konuşup, arkada başka işler yapmaya bu milletin karnı  toktur."

"KISIR DÖNGÜYÜ KIRAN AK PARTİ OLMUŞTUR"

Türkiye'nin bu popülist siyaset anlayışı yüzünden geçmişte altın  kıymetinde yıllarını heba ettiğini dile getiren Erdoğan, 2. Dünya Savaşı sonrası  benzer şartlarda kalkınma yolculuğuna başlanan ülkelerin, bu tür patinajlar  yüzünden ilerleyen yıllarda Türkiye'yi fersah fersah geçtiğini söyledi.

Sadece merhum Adnan Menderes ve merhum Turgut Özal döneminde kayda  değer sıçramaların ortaya konabildiğini anlatan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam  etti:

"Her iki isme de yaptıkları hizmetlerin bedeli, idamdan türlü türlü  eziyete ve hakarete kadar uzanan bir zulüm zinciri ile adeta ödetilmiştir. Diğer  ülkelere baktığımızda ise planlı ve kararlı bir yolculukla bugün dünyanın en  gelişmiş ülkeleri arasına girdiklerini görüyoruz. Ülkemizdeki bu kısır döngüyü  kıran da yine AK Parti olmuştur. 17 senede biz bunu başardık. Eğitimde bu devrimi  yaptık mı? Sağlıkta bu devrimi yaptık mı? Ulaşımda bu devrimi yaptık mı? Artık  benim vatandaşım, hava kirliliğinden kurtuldu mu? Çöp dağlarından kurtuldu mu?  Ümraniye'deki çöplük... O zaman kimdi belediye başkanı? CHP. Ümraniye'de kim  vardı? CHP. Burası patladığı zaman 39 vatandaşımız, Ümraniye'de maalesef öldü.  CHP bu be. CHP, çöptür, çukurdur, çamurdur. Şunu bilin ki şimdi gelenler de  farklı olmayacaktır."

"PAZAR GÜNÜ İNŞALLAH AKŞAM FARKLI BİR MÜJDEYLE YOLA DEVAM ETMELİYİZ"

Erdoğan, Sancaktepe Belediyesi önünde düzenlenen toplu açılış  töreninde yaptığı konuşmada, pazar günü yapılacak seçim için vatandaşlardan çok  çalışmalarını isteyerek, "Pazar günü inşallah akşam farklı bir müjdeyle yola  devam etmeliyiz." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin, Cumhuriyet tarihinde ilk defa bu kadar uzun süre ve büyük  oranlı büyüme dönemi yaşadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tabii bu durum sadece dışarıdakileri değil, içerideki birilerini de  rahatsız etti. Son 6 yıldır maruz kaldığımız her saldırının, CHP ve HDP başta  olmak üzere, içerideki belli kesimler tarafından hararetle desteklenmesinin  sebebi budur. Demokrasi yoluyla, milli iradenin desteğiyle sandıktan çıkarak  iktidar olamayacakları vehmine kapılanlar, darbelerden, krizlerden, terör  örgütlerinden, siyaset mühendisliklerinden medet umar hale gelmişlerdir. Hatta bu  çevreler işi İstanbul'un fethi olan 1453'ün rövanşına kadar götürmüşlerdir.  Duvarlara ne yazdılar? 'Zulüm 1453'te başladı.' dediler. Bunu yazanlar CHP  zihniyeti. Şimdi bu CHP zihniyeti pazar günü bizden oy isteyecek. CHP zihniyetine  sesleniyoruz: Zulüm 1453'te başlamadı, gönüllerin fethi 1453'te başladı.  İstanbul, zulmün ezdiği Konstantinapol'den kurtularak kime geldi? Bize geldi. 31  Mart'ta seçimin neticesine en çok sevinenlerin arasında kimler var? Yunanlılar  vardı. Yunan gazetelerinde atılan başlıkları hatırlıyorsunuz değil mi? Bu pazar  günü bunu tersine çevirmeye var mıyız? Çok gayret edeceğiz, çok çalışacağız.  İnşallah bu işi tersine çevireceğiz."

Erdoğan, Muhammed Mursi'nin darbeyle devrilmesinin ardından söylenen  sözlere ve şehadeti sonrası verilen bazı mesajlara işaret ederek, "Bilhassa  muhalefete yakın bazı sosyal medya hesapları üzerinden sergilenen çirkeflikleri  gördüğünüzde insanlık adına utanıyorsunuz. Çünkü bu CHP zihniyeti, onun  benzerleri benimle ilgili de ne diyorlardı? Mursi içeri atıldığı zaman  'Erdoğan'ın akıbeti de onun gibi olacak.' diyorlardı. Pazar günü Sisi mi  diyeceğiz, Binali Yıldırım mı diyeceğiz? Mesele bu kadar önemli. Erdoğan'ın  akıbetini Mursi'nin akıbetine benzetenler, Sisi zihniyetidir. İşte onun için çok  çalışmamız lazım. Biz, bunlardan korkmuyoruz. Biz, kefenimizi giyerek zaten bu  yola çıktık. Böyle de yürüyeceğiz. Onun için kefenimizi giyerek bu yola çıkanlara  korku asla, asla, asla yakışmaz." diye konuştu.

"HAKKIN VE HAKLININ YANINDA OLACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hanım kardeşlerime özellikle ricada  bulunacağım. Biz birbirimizi Allah için seviyoruz. Birbirimizi kırmayacağız,  birbirimize asla kem gözle bakmayacağız. Aman buna dikkat edelim. Çünkü biz  birbirimizi Allah için seveceğiz, makam, mevki, para pul için değil, sadece Allah  için. Bu yolda da böyle yürüyeceğiz." dedi.

Muhammed Mursi'nin, mahkeme salonunda 20 dakika yerde çırpındığını  dile getiren Erdoğan, "Orada yetkililer Mursi'ye müdahale etmiyorlar. İşte ben de  diyorum ki Mursi, eceliyle değil öldürülmüştür. Mısır'da ilk demokratik yolla  yüzde 52 oy oranıyla cumhurbaşkanı olan Mursi'nin naaşından bile korktular.  Ailesine Sayın Mursi'yi vermediler. Hanımı maalesef Mursi'yi alanlar arasında  yoktu. Vasiyeti vardı Mursi'nin, 'Benim naaşımı köyüme defnedin.' diye. Köyüne  defnetmediler, devlet kendi belirlediği yere Mursi'yi defnetti. Çünkü  korkuyorlardı. Korkaklar, zafer anıtı dikemezler. Bunu böyle biliniz."  ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Türkiye'nin süreci takip edeceğini belirterek, şunları  söyledi:

"Uluslararası mahkemelerde Mısır'ın yargılanması için gereken ne varsa  bunları yapacağız. Bunun yanında aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatını göreve  davet ediyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatının da gerekeni yapması şarttır. Yok  şuymuş, yok buymuş... Hayır. Önümüzde G20 var. Osaka'daki G20 toplantısında  gündeme getireceğimiz konulardan bir tanesi bu olacak. Zira bizler, hakkın ve  haklının yanında olacağız. Zalimlerin yanında olamayız, onların da karşısında  olacağız. İnşallah G20 Zirvesi bu noktada önem arz ediyor. Tüm Batı'ya  sesleniyorum, demokratlıkla değil, vicdanla da bir ilgilerinin olmadığını  müşahede ediyoruz. İşte bunun için ülkemizi ve İstanbul'u, ağızlarından  demokrasiyi düşürmeyen, halk düşmanı bu faşist zihniyete pazar günü teslim  etmeyeceğiz. Çok koşacağız, çok gayret edeceğiz. Bu topraklarda Türk, Kürt, Laz,  Çerkez, Gürcü, Abaza, Boşnak, Arnavut, ister doğulu ister batılı, ister kuzeyli  ister güneyli, kimseyi ayırt etmeyen tek zihniyet vardır, o da AK Parti  zihniyetidir. Çünkü biz sizleri, 'Yaratılanı severiz yaratandan ötürü'  anlayışıyla seviyoruz. Aranızda ayrım yapamayız."

Erdoğan, Sancaktepe Belediye Binası önünde düzenlenen toplu açılış  törenindeki konuşmasında, katılımcılardan, milli iradeye sıkı sıkıya  sarılmalarını ve sandığa gitmeyenleri tutarak sandığa götürmelerini istedi.

Bunu yakın takibe alacaklarını, sandığı aşağılayanlara hak ettikleri  dersi bir kez daha vereceklerini dile getiren Erdoğan, bunun için meydanın milli  irade hırsızlarına bırakılmaması gerektiğini söyledi.

"Çaldılar" ifadesinin hukuku değil, siyasi olduğunu dile getiren  Erdoğan, özellikle sandıklarda memurların yerine bir yerlerden taşımalı kişilerin  getirilip görevlendirilmesinin, hatta tutanaklara imzaların peşin alınmasının  manidar olduğunu anlattı. Erdoğan, sayımdan sonra alınması gereken imzaların  peşin atıldığını, ondan sonra da istedikleri gibi bunların doldurulduğunun  görüldüğünü aktardı.

Sayımın yüzde 10'unun yapıldığını, tamamı yapılsaydı pazar günü seçim  olmayacağını dile getiren Erdoğan, "Sizlerden öyle bir ses vermenizi istiyorum ki  dalga dalga İstanbul'un tüm ilçelerine, oradan bölgemize ve tüm dünyamıza  yayılsın. İstanbul 23 Haziran'da milli iradeye, demokrasiye, sandığa sahip  çıkıyor muyuz? İstanbul 23 Haziran'da şehrimizin ve evlatlarımızın geleceğine  sahip çıkıyor muyuz? İstanbul 23 Haziran'da Türkiye'ye ve Türk milletine düşman  çevrelerin heveslerini kursaklarında bırakıyor muyuz? İstanbul 23 Haziran'da  büyükşehir belediyesinin yönetimini tecrübeye, bilgiye ve samimiyete teslim  ediyor muyuz? İstanbul 23 Haziran'da Binali Yıldırım diyor muyuz?" sorularına  katılımcılar, "Evet" yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinin galibinin hiçbir şüpheye  yer bırakmayacak şekilde Cumhur İttifakı olduğunu belirterek, bunu AK Parti ve  MHP'nin sağladığını anlattı.

AK Parti olarak bu seçimlerden Türkiye genelinde toplamda il genel  meclisinde yaklaşık yüzde 60'lık, büyükşehir belediye başkanlıklarında yüzde 52'lik, il belediye başkanlıklarında yüzde 55'lik oy oranıyla zaferle  çıktıklarını ifade eden Erdoğan, bu sonuçların milletin verilen mücadelede  yanlarında olduğunu gösterdiğini kaydetti.

"16 BİN OY GASBEDİLMEKTEN KURTARILDI"

Erdoğan, İstanbul'un 39 ilçesinin 25'ini Cumhur İttifakı olarak  kazandıklarını, yine 312 belediye meclis üyesinin de 180'ini aldıklarını dile  getirerek, bu şehirde de tartışmasız olarak galip geldiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 Haziran'da niçin tekrar sandığa gidiyoruz?"  sorusuna yanıt olarak şunları söyledi:

"Çünkü büyükşehir belediye başkanlığıyla ilgili birleştirme  tutanaklarında AK Parti aleyhine kasıtlı oynamalar, yanlışlar tespit ettik.  Üstelik bu kasıtlı yanlışların toplamı 30 bin gibi seçim sonucunu değiştirecek  boyutta bir rakama ulaşıyor. Biliyorsunuz iki aday arasındaki fark 29 binden  başladı, bizim itirazlarımızla ve oyların ancak yüzde 10'unu yeniden  saydırabilmemizle 13 binli rakamlara kadar düştü. İşte bunun adı nedir? Oylar  çalındı. Dikkat edin sadece yüzde 10 oranında bir yeniden sayımla 16 bin oy  gasbedilmekten ancak kurtarıldı. Bu durum gösteriyor ki AK Parti'nin oyları  çalınmıştır. AK Parti'ye verilen oylar sandık başında iç edilmiştir. Bu siyasi  bir ifadedir. Hukuki olanını zaten söyledim. Birileri ısrarla diyor ki 'Öyleyse  hırsız kim?' Onlara şunu söylemek lazım, soruyu soran. Bu siyasi bir ifadedir.  Zaten iyi biliyorlar bu işi. Niye? Memur yerine bankalardaki işçileri  yerleştirenler bu işin sorumlusu değil de kim? AK Parti'nin oylarını başka  partiye yazan veya buharlaştıran, bu tezgahı kuran ve göz yuman kimse, hırsız  odur. Hırsız, gece seçim kuruluna baskın yaparak oyların yeniden sayılmasına  engel olanlardır. İlla ismiyle mi söylemek lazım. Zaten hırsız kendini bildiği  için. Sürekli çırpınıp duruyor."

"HUKUKUN GEREĞİ SEÇİMLERİN YENİLENMESİDİR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı seçim kurullarının hukuka  aykırı oluşturulduğunu tespit ettiklerini belirterek, bunlardaki oy toplamının da  212 bin olduğunu, bu durumda aklın, ahlakın, vicdanın ve hukukun gereğinin  seçimlerin yenilenmesi olduğunu söyledi.

Sadece İstanbul için değil, 31 Mart'ta başka pek çok ilçe ve belde de  seçim yenilenmesi kararı verildiğini anlatan Erdoğan, "Pazar günü sandık başına  gidiyor olmamızın sebebi işte bu kadar basittir." dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tekrarlama seçimi öncesinde  ortada garip bir tablo olduğunu vatandaşların da fark ettiğini belirten Erdoğan,  kendisinin 1994-1999 arasında belediye başkanlığı yapmış kişi olarak konuştuğunu  kaydetti.

Erdoğan, "Sizin hizmetkarınız olarak konuşuyorum, efendiniz olarak  değil." dedi.

Cumhur İttifakı'nı oluşturan partilerin genel başkanından adayına,  milletvekillerinden teşkilatlarına kadar tüm varlıklarıyla sahada olduğunu ifade  eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Buna karşılık diğer partinin genel başkanı ortada yok, yöneticileri  ortada yok, il başkanı ortada yok, medya şovlarını bir kenara bırakırsanız adayı  da ortada yok. CHP adayına destek ya Kandil'den geliyor ya Kandil'in güdümündeki  partinin cezaevindeki eski genel başkanından Selo'dan ya da yurt dışından  geliyor. Selo 'Oylar CHP'nin adayına.' diyor. Kandil 'Oylar CHP'nin adayına.'  diyor. Şu hale bakın. Ne duruma geldik ya. Terör örgütüyle beraber hareket  edenlere CHP'ye oy veren kardeşlerim oylarını verecek mi? İYİ Parti'ye oy veren  kardeşlerim bu terör örgütünün desteklediği partiye, adaya oylarını verecek mi?  Saadet Partisi'ni destekleyen kardeşlerin gidip de oylarını bu terör örgütüyle el  ele olanlara verecek mi? Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz.  Sokulmamalıdır."

Erdoğan, "Londra'ya, Berlin'e, Paris'e, Viyana'ya, Amsterdam'a,  Brüksel'e kimin belediye başkanı seçildiğiyle uğraşıyor muyuz?" diye sorarak,  şöyle devam etti:

"Demek ki dert başka, CHP Genel Başkanının, İl Başkanının ve diğer  yöneticilerinin ortada olmamasının sebebi de gerçek yüzlerini göstererek, zar zor  oluşturulan imajı zedeleyecek işler yapmalarını engellemektir. Bunların her  şeyleri gibi siyasetleri de sahte. Halbuki biz, şahsımızla, adayımızla,  projelerimizle ortadayız. Eğer konu hizmetse Allah'ın izniyle bizim adayımız  Binali Yıldırım'ın üzerine biz kimseyi tanımayız. Eğer konu projeyse Türkiye'nin  en iyi proje adamını İstanbul'a aday yaptık, eğer konu iş yapmaksa, İBB'yi  arkasında Cumhurbaşkanının ve tüm bakanlıkların desteği olan bir isimden daha iyi  kim yönetebilir? Eğer konu vizyonsa iki adayı mukayese etmek Binali Bey'e çok büyük haksızlık olur."

"ALLAH İSTANBUL'U BÖYLE BİR FELAKETTEN KORUSUN"

İki adayın katıldığı ortak yayına da değinen Erdoğan, şunları  kaydetti:

"Televizyonda iki adayın katılımıyla yapılan program öncesi ve  sonrasında yaşanan hadiseleri takip ettiniz, gazetelerden okudunuz. İstanbul'daki  otelde moderatörle CHP'nin adayı bir araya geliyor. Orada soruları konuşuyorlar.  Hangi soruları soracak, nasıl cevaplar verecek? Böyle bir şey olabilir mi? Bu ne  densizliktir, bu ne ahlaksızlıktır. Moderatörlük yapacaksın, bir televizyon  programına çıkacaksınız ve bu televizyon programından önce soruları kalkıyorsun  CHP'nin adayına veriyorsun. Eğer adilsen, dürüstsen yapman gereken her iki adayı  da davet edersin, her iki adayın da danışmanlarını davet edersin, onlarla  konuşacaksın. Geçmişte ben de Sayın Baykal'la böyle bir televizyon programına  çıkmıştım ama biz böyle bir şeyle karşı karşıya kalmadık. CHP adayı bu program  boyunca Sayıştay raporlarından, belediye hizmetlerine kadar ardı ardına o kadar  çok yalan söylemiştir ki  Binali Bey hangisini düzelteceğini şaşırdı. Sayıştay,  açıklamasını yaptı, 'Böyle bir şey yok' dedi. CHP adayı televizyon programından  önce soruların Binali Bey'e verildiğini de iddia etmişti. Çünkü bu adamda yalan  çok, kimin yanından geldi o? Bay Kemal'in yanından geldi, Bay Kemal'in yanından.  Bay Kemal'de yalan ne kadar çoksa şimdi bu da kendi genel başkanıyla yarışıyor.   Binali Bey böyle bir şeyin olmadığını, kesin bir dille yalanlamıştır. Sonra  ortaya çıktı ki programdan önce moderatör ile CHP adayı bir otel binasında 45  dakika baş başa görüşmüşler. CHP adayı 2-3 dakika olarak ifade etti ama aynı  odada 45 dakika kaldıkları görüntülerle ispatlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP adayının bu durum karşısında o kadar çok  tutarsızlığı var ki artık çetelesini tutamaz olduk. Milletin gözünün içine baka  baka yalan söylediği durumla karşı karşıyayız. Daha aday sıfatı taşırken bunca  alengirli işe bulaşan, bunca yalan söyleyen, bırakınız bizi, tüm İstanbul'u, tüm  milleti kandırmaya çalışan, önüne gelene söven, hakaret eden CHP adayı acaba  yarın o koltuğa oturduğunda neler yapar? Allah İstanbul'u böyle bir felaketten  korusun diyorum. Ordu Valimize bu adam ne dedi?  'İt'  dedi. Ondan sonra bir  yalan. Ne dedi? 'Ben it demedim, basit dedim, basitleşme dedim.' Bütün görsel  medyaya bu çıktı, hepsinde 'it' dediğin var. Yazılı medyaya çıktı, orada da var. Şu anda seçim sebebiyle Vali Bey, henüz davasını açmadı ama seçim sonrası Vali  Bey de davasını açacak." ifadelerini kullandı.

"BELEDİYE BAŞKANLIĞI VE SİYASET, HER ŞEYDEN ÖNCE AHLAK GEREKTİRİR"

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun  polislere de hakaret ettiğini dile getiren Erdoğan, "Polislerimiz de davayı  açacak çünkü burada polislerimize hakaret edenin de alnını karışlarız. Ona da  müsaade etmeyiz. Bununla ilgili dava da yapılacak. Buradan CHPye, HDP'ye, İYİ  Parti'ye gönül veren vatandaşlarıma ve bu adayı destekleyen herkese sesleniyorum.  Belediye başkanlığı ve siyaset her şeyden önce ahlak gerektirir, doğruluk  gerektirir, tutarlılık gerektirir, saygı gerektirir, sevgi gerektirir. Bu kişide  sözünü ettiğim vasıfların hiçbiri yoktur." diye konuştu.

Erdoğan, İmamoğlu'nun, söylediği yalanlarla aklınca çevirdiği  dolaplarla tüm İstanbul ve Türkiye ile adeta dalga geçtiğini belirterek, "Bir kez  daha tekrarlıyorum. Şayet mesele İBB Başkanı seçmekse, milletimizin iradesi ne  yönde olursa olsun başımızın üzerinedir ama amaç pazar günkü seçim üzerinden  İstanbul'u teslim almak, Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaksa işte bunu  başaramayacaklar. Her şeyden önce İstanbullular buna izin vermeyecektir."  ifadelerini kullandı.

Marifetin iltifata tabi olduğunu ifade eden Erdoğan, konuşmasını  şöyle sürdürdü:

"Benim belediye başkanlığımda, tabii bunu 20-30 yaş grubu bilmez.  Gençlere bunu anlatın İstanbul çöp dağlarıyla taşmış mıydı, hava kirliliği var  mıydı? Ben göreve geldiğimde İstanbul'da 50 bin eve doğal gaz verilmişti.  Görevdeki 4,5 senede 1 milyon 250 bin eve doğal gaz getirdim ve böylece hava  kirliliğini hallettik. Haliç kokudan geçiliyor muydu? Geçilmiyordu. Haliç'i biz  temizledik. Üsküdar'dan Çekmeköy'e kadar raylı sistem geldi mi? Geldi. Bunlar da  öyle vatman da yok. Uzaktan kumanda ile oraya kadar geldi, inşallah devam ediyor.  Çünkü istiyoruz ki Çekmeköy'e de gelsin, Sultanbeyli'ye de gelsin, Sancaktepe'ye  de gelsin. İnşallah bunlar da olacak. Bunları da yaparsa AK Parti yapar. Bunların  dikili ağacı yok, bunlar yapamaz değerli kardeşim."

"SURİYELİLERE MAAŞ FİLAN VERDİĞİMİZ YOK"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriyelilere maaş verildiği  iddialarının bulunduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Suriyelilere maaş filan verdiğimiz yok. Bunların hepsi tepeden aşağı  yalandır. Biz sadece benim fakir vatandaşıma maaş veriyoruz. Evde engellilere,  hastalara bakım yapanlara maaş veriyoruz. Suriyelilere özellikle kamplarda  yaşayanlara bizler gıda, ilaç, eğitim, hastane... Bu tür destekler veriyoruz. Ama  bunların dediği şekilde değil.  CHP hep yalan üzerine olduğu için 'Nasıl iftira  ederim ki buradan rant elde edelim...'  Edemeyeceksiniz Bir diğer olay biz  ensarız.  Onlar bombalardan kaçtılar, onlar varil bombalarından, misket  bombalarından kaçtılar. Biz de onları koruma altına aldık. Biz Müslümanız,   İslam'dan nasibini almamış olanlara söyleyecek sözümüz yok bizim. Bay Kemal, 'Ben  Suriye'ye gönderirim' diyor. Öbürü 'Ben Suriye'ye gönderirim' diyor." Biz orada  işi halettikçe gönderiyoruz zaten, şu ana kadar 330 bin Suriyeli'yi Cerabrus'a  gönderdik. Durumun sakinleştiği bölgelere gönderiyoruz, göndereceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancaktepe Belediye Binası önünde düzenlenen  toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, vatandaşlardan güçlü bir söz istediğini  dile getirerek, "Ey İstanbul, 23 Haziran'ı Türkiye'ye ve Türk milletine karşı  yürüttükleri mücadelenin aracı haline getirmek isteyenleri sandığa gömmeye hazır  mısınız? Ey İstanbul, bu şehrin belediye başkanlığı seçimini, 1453'ün rövanşı  haline getirmek için yanıp, tutuşanlara, sandıktan şöyle sağlamından bir Osmanlı  tokadı atmaya hazır mısın? Ey İstanbul, dünyada ve bölgemizde bunca hayati sorun  yaşanırken, Türkiye'yi kendi içine kapatmak isteyenlere cevabını sandıkta vermeye  hazır mısın? Ey İstanbul, pazar günü sonuç ne olursa olsun, tek millet, tek  bayrak, tek vatan, tek devlet için var gücünle çalışmaya hazır mısın?" diye  seslendi.

İstanbul sevdalarının yeni olmadığını ifade eden Erdoğan, "Burası  gözümüzü açtığımız, büyüdüğümüz, eğitim gördüğümüz, hayata atıldığımız, siyasete  girdiğimiz, milletimizin teveccühüne ilk mazhar olduğumuz yerdir. Bulunduğumuz  tüm görevlerde bu şehr-i İstanbul'a ibadet şevki ile hizmet ettik. Yolları çamur  ve çukurdan geçilmeyen, sokaklarını çöplerin istila ettiği havası kirli, suyu  akmayan, ulaşımı sıkıntılı bir şehri aldık, dünyanın en önemli metropollerinden  biri haline getirdik. 'Su medeniyettir' diyerek ta Melen'den buralara, suyu  getirdik. Aynı şekilde Istranca Dağları'ndan Terkos'a suyu getirdik."diye  konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim 2013'ten bu yana Marmaray'dan 350  milyon kişinin geçtiğini aktardı. Bugün 15 milyonu aşkın nüfusuna rağmen şehrin  hiçbir yerinde su sıkıntısının olmadığını dile getiren Erdoğan, "Bataklığa  dönüşen Haliç tertemiz kurduğumuz ileri teknolojiye sahip tesislerle İstanbul'un  tamamının atık sularını arıtıyor, ondan sonra denize veriyoruz. 6.5 milyon eve  doğalgaz gidiyor. Yenileyip geliştirdiğimiz otobüs filoları ile İstanbul'daki  ulaşıma hareket getirdik. Sancaktepe'ye girerken bütün dal-çıklar, bunların  hiçbiri yoktu." dedi.

İstanbul Havalimanı'nın dünyada bir numara olduğuna değinen Erdoğan,  Berlin'de 17 yılda havalimanının yapılamadığını aktardı.

2024 yılına kadar İstanbul'daki ulaşımın en az yarısını, raylı  sistemle yapılır hale getirerek trafiği büyük ölçüde rahatlatacaklarını belirten Erdoğan, "İnşallah bunlarla kalmadık, eskiden bir avuç elitin emrindeki koruları,  köşkleri, yeşil alanları, tesisleri tüm İstanbul'un hizmetine sunduk. Şimdi  Millet Bahçeleri ile buraları daha da zenginleştireceğiz. Şehrin 20 farklı  noktasında kuracağımız yeşil koridorlarla, kıyı şeridinde oluşturacağımız yeşil  alanlarla İstanbul'u daha keyifle yaşanır bir şehir haline getireceğiz. Biz, laf  üstüne laf değil, hizmet üstüne hizmet koyarak bugünlere geldik. Ne söylüyorsak  onu yaptık." ifadelerini kullandı.

CHP'nin adayının "Gençlere ben burs vereceğim" dediğini hatırlatan  Erdoğan, "Neyi vereceksin ya? Ben, belediye başkanıyken burs veriyordum. CHP, Anayasa Mahkemesi'ne gitti. Bizim o bursu yasaklattırdı, kaldırdı. Bunları  bilmeniz lazım. Başbakan olunca bu defa ben de kalktım, kredi ve burs isteyene  dedik. Bütün üniversite gençliğine bunun önünü açtık. O zaman 45 lira burs  alıyorlardı devletten. Bunu, o günden bugüne şimdi 450-500 liraya çıkarttık.  Lisans üstü 750 lira, doktora 1.500 lira. Buraya getirdik. Hiç kimseye olumsuz  cevap yok. İster burs, ister kredi alma şansına sahip." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilere belediye başkanlığı döneminde akşam  mesai saatine kadar otobüsleri ücretsiz yaptığını hatırlatarak, ayrıca  bayramlarda şehirlerarası köprülerin, otobanların ücretsiz olduğunu söyledi.

CHP'nin adayının "Ben milli bayramları da buna ilave ettim" dediğini  aktaran Erdoğan, "İyi ki yaptın ya. Biz bunları yaptık, aştık, bitirdik. Daha da  neler yapacağız inşallah." dedi.

Bazıları gibi seçim döneminde attık, tuttuk daha sonra da yapamadık  diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışmadıklarını anlatan Erdoğan, "Suyu getiren  biziz, şimdi kalkmış bu su ile hava atıyor." ifadelerini kullandı.

Binali Yıldırım'ın İstanbul için verdiği her sözün arkasında  olduklarını dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Hükümet ve Cumhurbaşkanı olarak bizler gerekli olan desteği Binali  Yıldırım kardeşimize vereceğiz. Tüm ilçe belediyelerimizle el ele vererek çok  daha güçlü hale geleceğiz. Büyükşehir Belediye Meclisinde zaten AK Parti var,  komisyonların tamamında AK Parti var, başkanvekillikleri AK Partide. Bütün  bunlarla beraber atılacak her adımda İstanbul Büyükşehir Belediyesinde inşallah  AK Parti'nin imzası var.

Bu şehir, Türkiye'nin lokomotifidir. İstanbul yürüyecek, İstanbul  hızlanacak, İstanbul kazanacak, İstanbul üretimiyle, istihdamıyla, ticaretiyle,  finansıyla, tasarımıyla, teknolojisiyle büyüyecek ki Türkiye de ona göre mesafe  katetsin. İşte bu anlayışla, İstanbul ile birlikte tüm Türkiye'nin geleceği için  mücadele ediyoruz. Sizlerden 23 Haziran'da sandık başına gittiğinizde sadece  evinizi, sokağınızı, mahallenizi, ilçenizi, şehrinizi değil ülkenizin tamamını  düşünerek, oyunuzu kullanmanızı rica ediyorum. Binali Yıldırım kardeşimle daha  ileri diyorum. Bu şehrin 25 ilçesinin yönetimini nasıl Cumhur İttifakı'na  vermişseniz, büyükşehir belediye başkanlığını da aynı şekilde Binali Yıldırım  kardeşimin tecrübeli ve üretken ellerine teslim etmenizi istiyorum. Bu  yalancılara, dolancılara İstanbul'u teslim edemeyiz. Emin olun emanetiniz güvende  olacaktır. Bizim meşrebimizde emanete sahip çıkmak, hele hele milletin emanetine  sahip çıkmak hem en büyük sorumluluktur hem en büyük şereftir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından AK Parti Sözcüsü Ömer  Çelik, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü,  eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Faruk Çelik, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak ile kurdele  keserek, ilçedeki yatırımların açılışını gerçekleştirdi.

Erdoğan, kurdele keserken yaptığı konuşmada, "Yaklaşık 1,5 katrilyon  liralık toplu açılışların şu anda kurdelasını kesiyoruz. Zaten hizmet vermeye  başlamıştı bu tesislerimiz. Şimdi resmen bu süreç başladı. Ve bu resmi açılışın  Sancaktepemiz, çevremiz, İstanbulumuz için hayırlara vesile olmasını Allah'tan  temenni ediyor, kurdelayı da bu temenni ile kesiyorum." dedi.



Haber okunma sayısı: 54

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


YAZARLAR

SAMSUN - HAVA DURUMU

SAMSUN

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ